HAYATIM DANS

TOLGA HAN : DANS BENİM HAYATIM

‘’ İştir Kişinin ianesi,lafa bakılmaz!...

1970 de Ceyhan Lisesi’ni bitirdikten sonra üniversite tahsilim için İstanbul’a gelirken ‘Ben İstanbul’da hem dans ederek para kazanacağım,hem okuyacağım, hem de Türkiye’ ye dansı sevdireceğim’ düşüncesindeydim. Lisede jimnastik ekibinin kaptanı olduğumdan, akrobatik hareketleri dans figürleri ile birleştirerek sportif dans etme becerimi geliştirdim.Şansım yaver gitti ve bir ay içerisinde, Beyoğlu’ndaki dans stüdyolarının birinde dans hocalığı yapmaya başladım. Üniversitenin Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü’nde Zor olsa da okudum ve bitirdim.

DANSA SPORTİF BİR YAPI KATTIM
Öğrencilerime her zaman dansın sosyal amaçlı sportif bir sanat olduğunu anlatmaya çalıştım. Medyada bunun farkına varınca dans ile ilgili röportajlarda beni desteklemeye başladı, Tanınmaya başlamıştım.

   1971 yılında kendi dans stüdyomu açtım.1973 yılında İsveç’e gittim. 6 ay kadar bir süre Stockholm’de dans okullarının ve dans sanatının içinde oldum. Türkiye’ye geri döndüm ve kaldığım yerden devam etmeye çalıştım.Ekonomik koşullar çok zordu, o dönemin ünlü sanatçısı Füsun Önal’ın isteği üzerine 3 kişilik bir dans grubu ile gösteri turlarına katıldım. Gösterilerimin içine her zaman sportif ve akrobatik hareketleri koyarak seyirci kazanmaya çalıştım. 1974 ve 1975 yılları birlikte çalıştığım ve benim yanımda ilk dans derslerini alan 7- 8 arkadaşımız yetişti. Bu arkadaşlarım bugün İstanbul’da dans eğitimi vererek faaliyetlerine devam etmektedirler.

AHLAK  , GELENEK  , ÖRF VE ADETLERİMİZE DİKKAT !

1975 yılında Paris’te yaşayan bir Türk arkadaşımın önerisi ile Fransa’nın başkentine dans okulu açmaya gittim. Bir yıl kadar kaldım. Paris’te çok şeyi hem öğrendim,hem de öğrettim. Dans sanatının Avrupa’daki yerini daha iyi öğrenmiş oldum.
      1976 yılında sanatçı Seyyal Taner’e dans grubu kurdum.Seyyal Taner çok büyük beğeni kazandı. Gösteri danslarını hazırlarken artık daha bilinçli ve göze güzel görünen şovlar hazırlıyordum. Derslerimde öğrencilerime, Türk insanının ahlak,gelenek,örf ve adetlerini incitecek hiçbir figür ve davranış içine girmemelerine dikkat çektim. Türk insanının değerleri ve ahlaki yapımız asla incitilemezdi.

TÜRKİYE’NİN İLK MİLLİ DANSÇISI ÜNVANI

1977 yılında dans sanatını daha sportif olarak sunmaya ve akrobatik hareketleri dansla bütünleştirmeye çalışarak hazırlandım.1978, dans hayatımın ikinci başlangıç yılı oldu. Aydan Şener’in birinci olduğu güzellik yarışmasındaki tüm güzelleri dans ederek ben sundum.
        Dansın tarihçesini sunduğum 30 kişilik bir ekiple sesimizi duyurduk ve Milliyet gazetesinin HEY dergisinin olay yaratan Türkiye Disko Dans Yarışması’nı 200 kişi arasında kazanarak Türkiye Dans Şampiyonu ünvanına sahip oldum. Londra ‘da 48 Ülkenin katıldığı Dünya Disko Dans Yarışmasına katılmaya hak kazandım.
         İlk Milli Dansçı ünvanına bana yakıştıran milletimin ve basın kuruluşlarının büyük desteğini aldım. Türk insanına dansın sportif bir sanat olduğunu o yıllarda da anlatmaya devam ettim. Artık TOLGA HAN DANS GRUBU idim.
         Beni ilk keşfeden Halit Kıvanç ağabeyim oldu.ilk programına davet edildiğimde Türkiye’nin en geç dans öğretmenleri olarak tango yaptık. Aynı programda yer alan diğer usta ise, Türkiye’nin ilk dans öğretmeni Panoysan efendi idi.

DÜNYA DANS ORGANİZASYONU’NU (IDO) KURDUK
1978 yılında Londra’da bir çok Ülkenin Dans otoriterleri ile tanıştım ve birlikte İtalya’nın Floransa kentinde toplanma kararı aldık. Bu aynı zamandada Dünya Sportif Dansları için tarihi bir adımdı. Türkiye adına bu toplantıya kendi imkanlarımı kullanarak katıldım. Diğer katılımcılar ise İtalya’dan Moreno Polidor, Almanya ‘dan Horst Tood Fransa’dan Jean Flatto, İsviçre’den Gene Ackerrman idi. İDO adını verdiğimiz Uluslar arası Dans organizasyonunu kurduk. Bu sayede İDO’nun kurucularından birisi olmanın gururunu her zaman yaşadım. Bu uluslar arası kuruluşta kişisel yaptırım gücümü, Türkiye’miz için seferber ettim. Sonraki yıllarda 2 kez Dünya yarışmalarını İDO’daki gücümüz sayesinde Türkiye’dede gerçekleştirdim.
TÜRKİYEDE DANSI MESLEK YAPTIK
1979 yılında Merhaba Müzik isimli müzikalde Nükhet Duru,Huysuz Virjin,Perran Kutman ,Halit Kıvanç gibi sanat ve müzik dünyamızın birçok ünlü sanatçısı ile birlikte Türkiye’de ilk kez bir müzikalde ‘Tolga Han ve Dansçıları adı altında 7 erkek ve 3 bayan dansçı ile birlikte gösterilerimi sunarken, Türkçe’yede ilk kez dansçı kelimesini koyarak türkiye’de dansçılığın bir meslek olabileceğinin altına imzamızı attık.
1980 yılbaşı programının yapımcısı Uğur Dündar’ın bizi programa alması ile Türkiye , Tolga Han ve Dans Grubu ile tam anlamı ile tanıştı ve bizi bağrına bastı.hem yurt içinde ,hem de yurt dışında sportif ve akrobatik unsurlarıyla dansı tanıtan ,yerleştiren ve kabul gören bir kişi olmuştum.
DELİKLİ KURUŞUNA KADAR HELAL OLSUN
         1980 yılında İzzet Altınmeşe ve Cemile Kutgün ile Türkiye’nin batısından doğusuna , kuzeyinden güneyine kadar 50 vilayette, kasabada, köyde her yerde gösteriler sundum.içinden çıktığım Anadolu insanımla yoğun bir muhabbetimiz oldu, hep sevildim,alkışlandım.
 Ama hiçbir zaman şımarmadım. Çünkü bu benim sevdiğim bir işti. Ben 7’den 70 ‘e tüm insanımıza dansı sevdiriyordum. Kendi imkanlarımı seferber ederek , yurt dışındaki dans yarışmalarına götürdüğüm yetenekli ve azimli ekiplerle çok iyi neticeler aldık. Türkiye’ye gururla dönüyorduk.
Dans alanında Türkiye’nin itibarını yüceltmek için akıttığımız terlerin karşılığını alıyorduk. Şunun altını özellikle çizmek isterim’ki , Ülkem için akıttığım terler , harcadıklarım delikli kuruşuna kadar helal olsun. 1982 Dünya Dans Şov Yarışma’sında bireysel dalda dünya üçüncüsü olduk. Ekip olarak beşinci olmuştuk. Yarışmaya 27 ülke katıldı. 1983 yılında da Avrupa şampiyonasında en büyük kupayı alarak Avrupa Şampiyonu olduk.
TÜRKİYE’YE DANSI SEVDİREN ADAM 

1984 Dünya şampiyonası’nda şov dalında dünya ikinciliğini kazanan Türkiye bugüne kadarki en büyük çıkışı sergiledi. Bu yıllarda bu başarılar devam ederken tamamen kendi imkanlarımla bu organizasyonlara katılıyorduk. Eksik olmasın basın ve yüce milletimiz, Tolga Han olarak şahsımı ‘Türkiye’de dansı sevdiren adam ‘ diye lanse etti.

Aynı yıllarda 1980 de Sezen Aksu ile birlikte sunduğum danslar ve sahne performansımız  bir olaydı. Türkiye’de ilk kez 1982 de İzmir Fuarında Belediye Başkanı Cahit Günay’ın himayesinde Dünya Akrobatik Rock Yarışması’nı düzenledik.

Katılımları için ikna etmeye çalıştığımız ülkelerden aldığımız yansımalarda çok önemli idi. Yabancı dans ustaları Türkiye’ye geldiler , yarıştılar , unutamayacakları anılarla ülkelerine döndüler. Yurtdışı yarışmalar .yurt içi organizasyonlar ve sonunda ‘Türkiye’ye Dansı Sevdiren Adam Ünvanı , bana kapıları daha kolay açtırmaya başladı.
İSTANBUL’DA DÜNYA DANS YARIŞMASI DÜZENLEDİK
1985 yılında ,dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Bedrettin Dalan’a İstanbul’da Dünya Dans Yarışması yapmak istediğimi açıkladım. Eksik olmasın ‘Tamam’dedi destekledi. Bugüne kadar bir daha yapılmayan,14 ülkeden 120 dansçı ve 7 dans federasyonu Başkanı’nın katıldığı Dünya Dans yarışması TRT de yayınlandı.
1985 yılında TRT deki ‘Do-re-mi Programında sunduğum gösteriler bugün hala akıllarda. Çünkü her fırsatta insanlar eksik olmasınlar ,bu gösterileri dile getiriyorlar.
Televizyonun vazgeçilmez grupları olan dans gruplarının lideri, yöneticisi, yol göstereni idim. Ama, Türkiye’de dansın liderliğini yıllardır hep gayrı resmi düzeyde fahri bir görev olarak yürüttüm. Her zaman ülkemde de bir Dans Federasyonu olsun istedim. Bu gençlik Spor Genel Müdürlüğümüzün aldığı bu tarihi karara kadar hep içimde bir uhde olarak kaldı.
İŞ BAŞA DÜŞTÜ SPONSOR OLDUM

1986 yılı; Samsun, İzmir, Konya, Bursa, Mersin fuarlarında ağırlıklı olarak gösterilerimi sunduğum dönem oldu. 1984, 1985, 1986 yıllarında benim dans grubumda dansa başlayan gençler kendilerini yanımızda çok iyi yetiştirdiler. Çok hızlı öğrenmek zorunda idiler ve ham dansın üst düzey eğitimi aldılar, hem de iş olarak tecrübe kazandılar. Tümü tam bir erkek dansçı olarak, bugün sıkça kullanılan Fair Play ruhuna yakışır, mertçe, centilmence çalıştılar, mücadele ettiler ve gayet iyi yetiştiler. Dün yanımıza öğrenci olarak alıp yetiştirdiğimiz eski genç dansçıların pek çoğu, o zaman ektiklerini şimdi biçiyorlar. Ne mutlu ki dansı bir altın bilezik gibi bileğine geçiren öğrencilerimiz, şimdi bu meslekte başarılı bir şekilde  kendi yollarında yürüyor. Dansa aynı şekilde Türk , örf,adet, gelenek ve edep kuralları çerçevesinde hizmet veriyorlar.



Ben öğrencilerimin hepsiyle gurur duyuyorum. Tümünü de Türkiye Dans Federasyonu’nun çatısında toplamak istiyorum. Yıllar geçiyor, ben tempomu artırarak dansa hizmetimi sürdürüyorum. 1987’de aynı hızla çalışmalarım devam ederken, Türkiye’de ilk kez, gerçek anlamda çok büyük bir Türkiye Dans Yarışmasının organizasyonunu gerçekleştirdim. Kazananları yurt dışına gönderdim. Tüm harcamaları kendi birikimimden yaptım. Federasyon yok. O dönemler sponsor bulmak da çok zor idi. İş başa düşmüştü!.. Dansta Türkiye’yi temsil eden gençlerin sponsorluğunu 19 yıl önce yine bizzat ben üstlenmiştim.
1990 LI YILLARA YAKLAŞIRKEN
1988 yılında aynı tempoda çalışmalarım sürdü. Dans ailemiz çok gelişti. Ben yaklaşık 30 bini aşkın dansçı ve dans ustası yetiştirdiğimi düşünüyorum. 1989 da tatil şehirlerini kapsayan  ve firmanın sponsor olduğu çok geniş kapsamlı organizasyonla Türkiye Dans Şampiyonları’nı seçtik. Aynı yıl içinde Fransa’nın Lyon şehrinde yapılan Dünya Şampiyonasına katılmalarını sağladım. Bu benim , şampiyon Türk gençlerini uluslar arası alanda katılımını sağladığım son yarışma oldu.
DÜNYA DANSTA NEREYE GİDİYOR
 1990 da ilk defa Kabare Mabare isimli sov ile İstanbul’da uzun bir süre Ankara ve diğer şehirlerde kendi danslı müzikalimi sergiledim. Büyük ilgi gören bu sov dan sonra 1991 de 70 gün süren Tolga Han Şov Anadolu Turne’mi yaptım. Anadoluda gitmediğimiz yer kalmadı.
1992 de tüm sahne çalışmalarımın yanı sıra özel TV kanallarına programlar hazırladım. Sahne çalışmalarına daha az yer verdim. 1993 , 1994 ‘de yeni açılan özel TV kanallarının (kanal d Pazar programı ) , ( show TV, çarkıfelek ) şov gruplarını hazırladım. İlk kez Azerbaycanlı dansçıları grubuma aldım. Sürekli özel kanallarda şov programları hazırlamaya devam ettim.

        1995 , 1996 yıllarında İstanbul’dan ayrılarak Antalya’da turizm sektöründe çalışmalarımı sürdürdüm. Bu girişimimde , turizm sektörünün dansçıya ne kadar çok ihtiyaç duyduğunu gördüm. 1996 da İstanbul’a dönerek kanal 6’da Tolga han Sov adını verdiğim TV programını hazırlayıp sundum. 1977’de dans stüdyosunu tekrar açtım yeni dansçılar yetiştirirken hayal ettiğim dans okulunu açmak için TV programlarına önem verdim. Öğrencilerim hızla artarken Dünya dansta nereye gidiyor? Diye düşündüm araştırdım.

TÜRKİYENİN İLK RESMİ DANS OKULU’NU KURDUM

2000 yılında yapmam gerekenin Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir okul olması gereğini gördüm. Müfredat olmadan okul olmuyordu. T.C tarihinde ilk kez Dans Müfredat Programını yazdım,Talim Terbiye kurulu’nda kabul edilince Türkiye’nin resmi anlamda ilk dans kursunu açtım. Bu arada, Türkiye Dans Federasyonu için başlama noktasını araştırdım. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğümüz bu süreci başlamıştı. Bugün için gelinen noktada ise, arzuladığım bu göreve talip oluyorum. Dans benim hayatım.Verdiğim emekler ,ödediğim bedeller , yetiştirdiğim 30 bini aşkın öğrenci , diplomalarım, düzenlediğim organizasyonlar, özetle Türkiye’de dansa ilişkin yaptıklarım ortada. Liyakatıma güveniyorum. Türkiye’de dans konusunda yapacak daha çok işim var. Yıllarca verdiğim emeklerin boşa gitmeyeceğini düşünüyorum.
             Yıllar boyu edindiğim tecrübeler’imin ,ülkem için en iyi şekilde değerlendirilmesini arzu ediyorum. Bugüne kadar dansa emek ve gönül verenlerin hepsini yakından tanıyorum. Onların bir büyüğü olarak birleştirici ve yapıcı olmayı, tüm sorunları ile ilgilenerek hep birlikte dansı sportif ve eğitsel olarak daha iyi yerlere getirmeyi ve Türkiye’yi bu alanda zirveye taşımayı amaçlıyorum. ‘Birlikten güç doğar ‘ mantığında olan bir insanım. Dans sanatının Türk örf ve adetlerini unutmadan , insanlarımıza sevdirebileceğimizi uzun yıllar yaşayarak öğrenen ve öğreten ve bu yolda adım adım ama hızla organize edilmemiz gerektiğini bilen birisiyim. Desteklerinizi beklerim. Sağlık dileklerimle birlikte sevgiler, selamlar.

 

Saygılarımla , TOLGA HAN